Konut ve ticari gayrimenkul piyasasında yatırımcıların temkinli bekleyişi devam ediyor. Sektör temsilcileri, son dönemde ekonomik göstergelerde yaşanan değişimlerin ve finansman maliyetlerine ilişkin beklentilerin yatırım kararlarında belirleyici rol oynadığını ifade ediyor. Özellikle konut kredisi faizlerindeki olası değişimler, yatırımcıların yeni alım kararlarını ertelemesine neden olurken, piyasa uzmanları uzun vadeli talebin güçlü kalmaya devam ettiğine dikkat çekiyor.
Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren şirketler ise bu süreçte yeni projelerini planlamaya devam ediyor. İnşaat maliyetlerinde daha öngörülebilir bir döneme girilmesi ve konut arzının artırılmasına yönelik çalışmaların, yılın ikinci yarısında sektöre hareketlilik kazandırması bekleniyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bir gayrimenkul geliştirme şirketinin CEO'su, yatırımcıların piyasadan tamamen çekilmediğini, sadece daha net ekonomik sinyaller beklediğini belirtti.
CEO açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bugün yatırımcı tarafında gördüğümüz tablo, talep eksikliği değil, kararların ertelenmesidir. Faiz oranları, enflasyon görünümü ve finansman koşullarındaki gelişmeler yakından takip ediliyor. Bu belirsizliklerin azalmasıyla birlikte bekleyen talebin yeniden piyasaya güçlü şekilde döneceğini öngörüyoruz."
CEO, özellikle büyükşehirlerde nitelikli konut, markalı projeler ve deprem yönetmeliğine uygun yeni yapıların yatırımcıların ilk tercihleri arasında yer almaya devam ettiğini vurguladı.
Sektör temsilcilerine göre yatırımcıların önemli bir bölümü kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli değer artışına odaklanıyor. Bu nedenle ulaşım projelerine yakın bölgeler, gelişmekte olan ilçeler ve kentsel dönüşüm alanları yatırımcıların radarında bulunuyor.
Uzmanlar, ticari gayrimenkul tarafında da seçici bir yatırım dönemine girildiğini belirtiyor. Modern ofisler, lojistik depolar ve karma kullanım projeleri kurumsal yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ederken, sürdürülebilirlik kriterlerine uygun projelerin daha fazla değer kazandığı ifade ediliyor.
Sektörün yılın geri kalan bölümünde para politikalarındaki gelişmeler, krediye erişim koşulları ve tüketici güven endeksindeki değişimlere bağlı olarak yeniden ivme kazanabileceği değerlendiriliyor. Gayrimenkul şirketleri ise yatırımcı güvenini artırmak amacıyla esnek ödeme seçenekleri, kampanyalar ve uzun vadeli finansman modelleri üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
