Türkiye'de konut piyasası 2026 yılının ikinci yarısına girilirken hareketli ancak temkinli bir görünüm sergiliyor. Konut sahibi olmak isteyen vatandaşların büyük bölümü fiyatları, kredi maliyetlerini ve ekonomik gelişmeleri yakından takip ederek satın alma kararını erteleyebiliyor. Özellikle yüksek fiyatlar ve finansmana erişim koşulları, piyasada hem alıcıların hem de satıcıların daha dikkatli hareket etmesine neden oluyor. Buna rağmen konuta olan ihtiyaç ve yatırım amaçlı talep, gayrimenkul sektöründeki hareketliliğin tamamen durmasını engelliyor.
Son açıklanan resmi verilere göre haziran ayında Türkiye genelinde 129 bin 979 konut satıldı. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,8'lik bir artış anlamına geliyor. Ancak yılın ilk altı aylık dönemindeki toplam satışların önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 gerilemesi, piyasanın genel görünümünde temkinli havanın sürdüğünü ortaya koyuyor. Haziran ayındaki yükseliş olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de, sektör temsilcileri tek bir aylık veriden yola çıkarak kalıcı ve güçlü bir toparlanmadan söz etmek için erken olduğunu düşünüyor.
Konut piyasasında en dikkat çekici gelişmelerden biri ipotekli satışlarda yaşanan artış oldu. Haziran 2026'da ipotekli konut satışları yıllık bazda yüzde 72,1 artarak 25 bin 993'e ulaştı. Bu gelişme, kredi kullanarak konut satın almak isteyenlerin piyasaya yeniden ilgi göstermeye başladığına işaret ediyor. Ancak toplam satışların önemli bölümünün hâlâ kredi dışındaki ödeme yöntemleriyle gerçekleşmesi, konut kredisi maliyetlerinin alıcılar üzerindeki etkisini koruduğunu gösteriyor.
İlk el konut piyasasında da belirli bir hareketlilik yaşanıyor. Haziran ayında ilk el konut satışları 43 bin 406 olarak gerçekleşirken, ikinci el konut satışları 86 bin 573'e ulaştı. İkinci el konutların toplam satışlardaki ağırlığını koruması, alıcıların fiyat açısından daha ulaşılabilir seçeneklere yöneldiğini gösteriyor. Sıfır konutlarda inşaat maliyetleri, arsa fiyatları ve finansman giderleri fiyatları yukarı taşırken, ikinci el konutlarda satıcıyla pazarlık yapma imkânının daha fazla olması alıcıların tercihlerini etkileyebiliyor.
Bugünkü piyasa koşullarında alıcıların en fazla dikkat ettiği konuların başında konutun fiyatı, bulunduğu lokasyon, deprem güvenliği, ulaşım imkânları ve ödeme koşulları geliyor. Eskiden yalnızca yatırım amacıyla yapılan bazı alımların yerini daha seçici ve detaylı incelemeye dayalı kararlar almaya başladı. Vatandaşlar satın alacakları konutun gelecekteki değer artışı kadar aylık ödeme yükünü ve yaşam kalitesini de hesaplıyor. Bu nedenle doğru fiyatlandırılan, ulaşım avantajı bulunan ve nitelikli bölgelerde yer alan konutların piyasada daha hızlı alıcı bulması bekleniyor.
Satıcılar açısından bakıldığında ise eski dönemlerdeki yüksek fiyat beklentilerinin yerini daha gerçekçi fiyatlandırma anlayışı almaya başladı. Piyasa fiyatının çok üzerinde satışa çıkarılan konutların satış süresinin uzaması, satıcıları bölgesel fiyat araştırması yapmaya yöneltiyor. Gayrimenkul danışmanları da bu süreçte doğru ekspertiz çalışmasının öneminin arttığını belirtiyor. Çünkü alıcının daha fazla alternatif araştırdığı bir dönemde, konutun doğru fiyatla ve doğru pazarlama yöntemiyle sunulması satış sürecini doğrudan etkiliyor.
