Konut piyasasında 2026'nın ikinci yarısına girilirken, satılık konutlarda pazarlık payının belirgin şekilde arttığı gözleniyor. Yüksek kredi maliyetleri nedeniyle alıcıların daha temkinli hareket etmesi, satıcıları fiyat konusunda daha esnek davranmaya yönlendiriyor. Özellikle büyükşehirlerde ilan fiyatı ile gerçekleşen satış fiyatı arasındaki farkın birçok bölgede %10 ila %20 seviyesine ulaştığı belirtiliyor.
Sektör temsilcileri, piyasada talebin tamamen ortadan kalkmadığını ancak alıcıların artık daha bilinçli hareket ettiğini ifade ediyor. Uzmanlara göre gerçek piyasa değerinin üzerinde fiyatlanan konutlar daha uzun süre ilanda kalırken, doğru fiyatlanan konutlar kısa sürede alıcı bulabiliyor.
CEO'dan değerlendirme
Bir gayrimenkul teknoloji şirketinin CEO'su yaptığı değerlendirmede, konut piyasasının yeni bir denge dönemine girdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Artık alıcılar yalnızca konutun fiyatına değil, yatırım potansiyeline, bölgenin geleceğine ve gerçek piyasa değerine de bakıyor. Veriye dayalı fiyatlama yapan satıcılar daha hızlı sonuç alırken, yüksek beklentiyle piyasaya çıkan ilanların satış süresi uzuyor. Pazarlık dönemi aslında sağlıklı bir piyasa oluşumunun göstergesidir."
Büyükşehirlerde pazarlık oranı yükseldi
İstanbul başta olmak üzere Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyük şehirlerde konut arzının artması, alıcıların seçeneklerini çoğalttı. Özellikle ikinci el konutlarda pazarlık payının genişlediği, bazı bölgelerde satış fiyatlarının ilan fiyatının %15-20 altında gerçekleşebildiği ifade ediliyor.
Uzmanlar doğru fiyatlamaya dikkat çekiyor
Sektör uzmanları, satıcıların geçmiş yıllardaki hızlı fiyat artışlarını referans almak yerine güncel piyasa koşullarını dikkate almaları gerektiğini vurguluyor. Doğru ekspertiz ve gerçekçi fiyatlandırmanın satış süresini önemli ölçüde kısalttığı belirtiliyor.
Yılın ikinci yarısında beklenti
Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin CEO'ları, yılın ikinci yarısında faizlerde yaşanabilecek olası gerilemenin talebi yeniden canlandırabileceğini ifade ediyor. Ancak sektör temsilcilerine göre yeni dönemde fiyatları belirleyen temel unsur, arz-talep dengesi ve veri destekli değerleme olacak. Pazarlık kültürünün güçlenmesi ise hem alıcı hem de satıcı açısından daha gerçekçi fiyatların oluşmasına katkı sağlayacak.
